}

29 Mayıs 2026 Cuma

İpekli Üstlük

 Yerel dilde “Kara Üstlük” olarak da bilinen İpekli Üstlük; Ege köylerinde ve Aydın çevresinde kadınların özellikle pazara giderken, misafirliğe ya da gezilere giderken örtündükleri geleneksel yöresel üstlüktür. Kara etek ve kara üstlük vazgeçilmez yöresel kıyafetti.


Bir dönemin zarafetini, sadeliğini ve köy yaşamının kültürünü taşırdı…


Fotoğraftaki kıymetli büyüğümüz Hicrigül ÇANKAYA ninemizi rahmet ve saygıyla anıyoruz. 🤍

Sizin köyünüzde bu kıyafete ne denirdi?




#Aydın #EgeKültürü #YöreselKıyafet #KöyKültürü #Hacıaliobası #GeçmişeYolculuk #Nostalji

5 Mayıs 2026 Salı

CUMHURİYET DÖNEMİNDE İDEALLERİ OLAN BİR KÖY: HACIALİOBASI’NDA 4K RUHU

 

CUMHURİYET DÖNEMİNDE İDEALLERİ OLAN BİR KÖY: HACIALİOBASI’NDA 4K RUHU
 



Cumhuriyet döneminin kırsal kalkınma hamleleri içinde dikkat çeken örneklerden biri, 1950’li yıllarda hayata geçirilen 4K – Kafa, Kol, Kalp, Kuvvet projesidir. 1958’li yıllarda yaygınlaşmaya başlayan bu proje, yalnızca bir tarım girişimi değil; aynı zamanda köy gençliğini eğiten, üretime teşvik eden ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren çok yönlü bir kalkınma modeliydi.


4K projesinin temel amacı, okul dışında kalan köy gençlerini bilinçlendirmek ve onları özellikle ziraat alanında eğitmekti. Bu doğrultuda kurslar düzenleniyor, slayt gösterimleriyle bilgilendirme yapılıyor, yarışmalar ve uygulamalı eğitimlerle üretim teşvik ediliyordu. O dönemde Aydın iline bağlı hemen her köyde bir 4K temsilcisinin bulunması, projenin ne denli yaygın ve sistemli yürütüldüğünü göstermektedir.


Tarım Bakanlığı Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışmalar, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu teknik bilgiyi köylere kadar ulaştırmayı hedefliyordu. Amaç; daha bol, daha kaliteli ve bilinçli üretimi mümkün kılmaktı. Bu hedef doğrultusunda Hacıaliobası Köyü, 4K projesinin en başarılı uygulandığı yerlerden biri olarak öne çıkmıştır.


Köyde farklı alanlarda gönüllü liderler yetişmiş ve bu kişiler projeyi sahada etkin bir şekilde yürütmüştür. Tavukçuluk alanında Yakup Çakmak, Salih Karadeveci, Mustafa Bayrak ve Salim Tamer; sebzecilikte Halil İbrahim Tufan; arıcılık ve mahalli liderlikte ise Orhan Solak önemli görevler üstlenmiştir. Bunun yanı sıra Ayşe Gökalp, özellikle beslenme, giyim ve ev ekonomisi konularında örnek çalışmalar yaparak köy yaşamına değer katmıştır.



1960 yılında ev ekonomisi uzmanı Mübeçbel Orol’un katkılarıyla yürütülen çalışmalar ise köy sağlığı açısından dikkat çekicidir. Muhtar ile birlikte ev ev dolaşarak yapılan incelemeler sonucunda, ıslah edilmesi gereken 90 tuvalet, 4K’nın belirlediği standartlara uygun şekilde modern hale getirilmiştir. Bu çalışma, projenin yalnızca üretimi değil, yaşam kalitesini de hedeflediğinin somut bir göstergesidir.


Dönemin yerel basınında, özellikle Çine Madran Gazetesi’nde yer alan bir anlatıma göre, Aydın’da 4K faaliyetlerinin en aktif yürütüldüğü köyler arasında Hacıaliobası ve Kahraman köyleri öne çıkmaktadır. Bu köylerde tarım, hayvancılık ve arıcılık alanlarında verilen eğitimlerin yanı sıra sosyal etkinlikler de düzenlenmiştir. Hacıaliobası’na özgü “Ayran Bayramı” bu etkinliklerin en dikkat çekici olanlarından biridir. Bu kapsamda en iyi inek yetiştiren, en iyi gül yetiştiren gibi kategorilerde yarışmalar yapılmış, dereceye girenlere ödüller verilmiştir.


Bugün sağlık ocağı olarak kullanılan bina ise, geçmişte 4K hizmet binası olarak inşa edilmeye başlanmış; daha sonra köyün ihtiyaçları doğrultusunda sağlık ocağına dönüştürülmüştür. Bu durum, projenin köy altyapısına bıraktığı kalıcı izlerden biri olarak değerlendirilebilir.


Sonuç olarak 4K projesi, Hacıaliobası Köyü’nde sadece bir kalkınma modeli değil; aynı zamanda bir bilinç, bir dayanışma ve bir üretim kültürü oluşturmuştur. Kafa, Kol, Kalp ve Kuvvetin birleştiği bu anlayış, Cumhuriyet’in kırsal kalkınma vizyonunun sahadaki en somut örneklerinden biri olarak hafızalarda yerini almıştır.

3 Mayıs 2026 Pazar

Köyümüzün Kültürü

DÜĞÜNLERİMİZİN VAZGEÇİLMEZİ KEŞKEK

Düğünden bir gece önce ıslatılan buğday, sabahtan büyük kazanlar içerisinde kaynatılmaya başlar. Kaynatılan buğdaylar ve etler büyük kazanlar içerisine alınıp, tokmaklar yardımıyla kazanın içine vurarak malzemelerin iyice erimesi sağlanır. Yapılan bu işleme keşkek dövme denir. Geleneksel olarak yapılan keşkek, imece usulüyle dövülerek yapılır. Keşkek dövme işlemi sonucunda buğday ve etler eriyerek birbirleriyle özleşirler. Keşkek, ne kadar uzun süre ve kuvvetli şekilde dövülürse o kadar lezzetli olur. Çok iyi dövülmüş keşkeğe ”sakız gibi keşkek” denilir.


Köylümüz aşçı Mehmet Madan, keşkek kazanının başında



 


Köylülerimiz Zeynel Karadeveci ve Mehmet Emin Bayrak keşkek döverken

 


          Bir köy düğününde imece usulü keşkek yemeği dövülürken


 

DÜĞÜN YEMEKLERİMİZ



  • Keşkek
  • Sıkma (Yuvarlama)
  • Et Yemeği
  • Düğün Çorbası
  • Yaprak Sarması
  • Pilav
  • Kızartma
  • Kıstırma yemeği
  • Kuru Fasulye
  • Salata
  • Zerde
  • İrmik Helvası



 

YÖRESEL AĞIZ

  • İrim
  • Dar sokak anlamında kullanılır.
  •  
  • Bango
  • Mutfak tezgâhı anlamında kullanılır.
  •  
  • Berenarı
  • Üstün körü, şöyle böyle, gelişi güzel anlamında kullanılır.
  •  
  • Ünlemek
  • Seslenmek, çağırmak anlamında kullanılır.
  •  
  • Dinelmek
  • Ayakta durmak anlamında kullanılır.
  •  
  • Hayat -  Gaydırma
  • Köy evlerinde balkonumsu yere verilen isim. Yaz aylarında yemek burada yenir, çay eşliğinde sohbet burada yapılır.
  •  
  • Yalım
  • "Galiba" anlamında. Örnek: "Bizim oğlan gelmicek yalım."
  •  
  • Kel baş
  • Karnabahar için kullanılır.
  •  
  • Dalgan
  • Isırgan otunun yerel dilde ki kullanımı.

 

HALK İNANIŞLARI

  • Elden bıçak alınmaz alınırsa alan kişiyle kavga edileceğine inanılır.
  • Gece acı biber evden çıkmaz çıkarsa  acı bir olay yaşanacağına inanılır.
  • Hava karardıktan sonra evden dışarı süt yoğurt verilmez. Süt veren ineğin huysuzlaşacağına veya hastalanacağına inanılır. Verilirse bile üzerine yeşil yaprak konur. Nazar engellenir.
  • Kulak çınlaması birisinin seni andığına işarettir.
  • Kötü bir şeyden bahsederken şeytan kulağına kurşun der tahtaya veya duvara üç defa vurulur.

 

BAYRAK DİKME GELENEĞİ

Düğünün başladığını ilan etmek için düğünden 15 gün önce oğlan evine bayrak dikilir. Düğün evine bayrak dikilmesi ile birlikte düğün başlar ve bayrağın inmesi ile de düğün sona erer. Düğün ne zaman başlıyor sorusu yerine bayrak ne zaman dikiliyor sorusu sorulur veya delikanlının bayrağını ne zaman dikiyoruz diyerek düğün vakti öğrenilmeye çalışılır. Bayrağın üzerine genelde portakal takılır ve yüksekçe yere dikilir. Alana bu portakalı vurmak için toplanan köylüler, ellerinde ki tüfeklerle bayrağın üzerine takılı duran portakalı vurmak için birbirleriyle yarışırlar. Bayrağı vuran kişiye hediye verilir.


                                                      Bayrak dikme töreninden bir kare

 

ASKER UĞURLAMA GELENEĞİ

Askere gidecek olan gençler boyunlarına kırmızı yemeni takarlar (genelde türk bayrağı işlemeli olurdu) konu komşu herkesin elini öperek helallik isterler. Komşularda dualar eşliğinde çeşitli küçük hediyeleri askere gidecek olan gençlere verirler. Bu hediyeler genelde mendil, çorap, havlu ve asker harçlığı olur.

Mesut Öztunç ağabeyimizin konuya ilişkin yorumuyla; En güzel geleneklerimizden olan asker uğurlamaları çok değerli ve anlamlı. Eskiden askere gidecek gençleri her akşam sırayla aileler toplu olarak yemeğe alırlardı. Unutulmaya yüz tutmuş olan bu kültürü yaşatmak hepimizin görevi olmalı.

1978 Yılı İncirliova Tren Garında arkadaşlarını askere uğurlamaya gelen Hacıaliobalılar.


Soldan Sağa:Canip Utangeç, İbrahim Utangeç, Sadık Danacı, İsmail Erdoğan, Turgut Sönmez, Hikmet Serin, Mevlüt Utangeç,Yaşar Becerikli (Gerenkovalı), İsmail Gümüş, Mesut Öztunç, Nail Dokur, Küçük İbrahim, Yücel Kansız, Hüseyin Horzun, Cevdet Gümüş, Mehmet Horzun, Mehmet Akdoğan, Şener Gider 



Köylümüz 
İlhami Madan Askere Giderken


KINA YAKMA GELENEĞİ


Kına gecesinde gelin adayına kınayı mutlu bir evliliği olan bir kadın tarafından yakılması adettendir. Böylece kınayı yakan kişinin mutluluğu ve şansının gelin adayına geçtiğine inanılır. Bu gelenek halen günümüzde de devam etmektedir.


 




ÇEYİZ

Çeyizler eskiden develer ile taşınırdı. Ganimoğulları, Araposmanlar, Deveci Mehmetler ve İnce oğlanların develeri pek meşhur olup, düğünlerde gelin çeyizleri develere yüklenerek götürülürdü. Çeyiz götürülecek develer itina ile hazırlanır, yeni havutlar vurulur, üzerine ipek örtüler serilirdi. Düğün sahibi tarafından da en öndeki deveye elbiselik kumaş, diğerlerine ise yazma ya da üslük bağlamak, deveyi çekene ise bahşiş vermek adettendi.

Köyümüzün Takımı "YEŞİLOVA"

💚🤍 YEŞİLOVA SPOR KULÜBÜ 💚🤍





Hacıaliobası, köklü geçmişe sahip güzide bir yerleşim olmakla birlikte, spor faaliyetleri açısından da uzun bir mazinin izlerini taşımaktadır. Spor kulübünün kuruluş yılı ise Cumhuriyet’in ilanıyla sembolik bir anlam kazanacak şekilde belirlenmiştir. Renkleri Yeşil Beyazdır.


Hacıaliobası Köyü’nün gençleri, “Yeşilova” adı altında resmi bir spor kulübü kurarak önemli bir adım atmışlardır. Uzun yıllar boyunca bu isimle faaliyet gösteren futbol ve voleybol takımları; hem köyler arası organizasyonlarda hem de amatör lig düzeyinde pek çok turnuvaya katılmıştır. Bu süreçte elde edilen başarılar arasında bilinen 8 şampiyonluk kupası bulunmaktadır. Özellikle belirli bir dönemde, futbol ve voleybol branşlarında üstün performans sergileyen kadro, titizlikle korunarak köyün spor kültüründe önemli bir yer edinmiştir. (1964, Yeni Aydın Gazetesi)


Bu Mirasa sahip çıkmak hepimizin görevidir.





HACIALİOBASI YEŞİLOVA FUTBOL VE VOLEYBOL TAKIMLARI


Şampiyonluk kazanan Hacıaliobası Yeşiova Futbol Takımı








Şampiyonluk kazanan Hacıaliobası Yeşilova Voleybol Takımı ve İncirliova Voleybol Takımı yan yana




Kaymakamlık Turnuvasında 2. Olan voleybol takımımız



Kazanılan belge ve kupalardan geriye kalanlar




BİR GELENEK DEVAM EDİYOR

Eski zamanlardaki gibi voleybol sahası kalabalık, gençler ve yaşca büyük olanlar bir arada voleybol oynayarak keyifli zaman geçiriyorlar. Daha önceleri Hacıaliobası voleybol takımı Kaymakamlık turnuvalarında şampiyonluklar kazanmıştı. Büyüklerimizin izinden gidiyoruz. Aşağıdaki fotoğraflar 26.02.2021 yılında çekilmiştir.


 

 

Hacıaliobası Mahallesi voleybol sahası

1844-1845 Yılında Hacıaliobası’nda Kimler Yaşıyordu?

📜ARŞİV: Osmanlı Döneminde 1844 -1845 yıllarında Hacıaliobası Köyünde kimler yaşıyordu? 

 📜 HACIALİOBASI KARYESİ – TEMETTUAT DEFTERİ (1844-1845) Osmanlı Arşiv belgelerine dayanan bu liste, 1844-1845 yıllarında Hacıaliobası Karyesi’ne ait Temettuat Defteri kayıtlarından derlenmiştir. Bu kayıtlara göre Hacıaliobası, söz konusu dönemde 84 hane ve yaklaşık 420 kişilik bir nüfusa sahiptir. Defterde yer alan bilgiler, köyde yaşayan hane sahiplerini ve mesleklerini göstererek dönemin ekonomik ve sosyal yapısı hakkında önemli ipuçları sunmaktadır. 

 📚 Kaynak: 19. Yüzyıl Arşiv Belgelerinde İncirliova, Mehmet Başaran – Aysun Sarıbey Haykıran, Aydın, 2018. ✍️ Derleyen ve Düzenleyen: Durmuş Dursun