}

HACIALİOBASI TARİHÇE -KÜLTÜR ÇALIŞMASI


HACIALİOBASI
Geçmişten Günümüze Bir Köyün Hikâyesi

ÖNSÖZ
İnsanların yaşadıkları yerin geçmişini öğrenmek istemesi, atalarının yaşam biçimlerini, kültürünü ve bıraktıkları izleri merak etmesi son derece doğal ve kıymetlidir. Çünkü bir yerin hafızası; yalnızca taşında toprağında değil, insanlarının anlattığı hikâyelerde, geleneklerinde ve ortak hatıralarında yaşar.

Bu çalışmada Hacıaliobası’nın bilinen en eski kaynaklarına ulaşarak köyümüzün tarihini, kültürünü ve sosyal yaşamını bir araya getirmeye çalıştım. Çalışmada başlıca şu kaynaklardan faydalanılmıştır:

  • İncirliova Belediyesi tarafından 2018 yılında hazırlanan 19. Yüzyıl Arşiv Belgelerinde İncirliova araştırması,
  • Gazeteci Adnan Erbaş’ın 1964 yılında Yeni Aydın Gazetesi’nde yayımlanan araştırma yazıları,
  • Çetin Gümüşoğlu’nun 2007 yılında yayımlanan Karapınar’ın Aslanları adlı eseri.

Bu çalışmaya katkı sağlayan, bilgi ve hatıralarını paylaşan herkese teşekkür ederim.

Durmuş DURSUN / Sosyolog
Aydın, 2023

---

HACIALİOBASI’NIN KONUMU VE KURULUŞU

Hacıaliobası; kuzeybatısında Erbeyli Mahallesi, batısında Sınırteke Mahallesi, doğusunda Yazıdere Mahallesi ve güneyinde Büyük Menderes Ovası ile çevrili bir yerleşim yeridir.

2014 yılına kadar köy statüsünde bulunan Hacıaliobası, Büyükşehir Yasası kapsamında İncirliova ilçesine bağlı mahalle statüsüne geçmiştir. TÜİK’in 2020 yılı verilerine göre mahallenin nüfusu 961 kişidir.

  • Köyün kuruluşuyla ilgili halk arasında anlatılan ortak rivayete göre; geçmişte bu bölgeden geçen kervan yolunda hacılar konaklama yapar, burada çadır kurarak dinlenirlermiş. Avşar Yörüklerinden Hacı Ali isimli bir kişinin kafilesi de bu bölgeyi verimli bulup yerleşmeye karar verir. Zamanla bu yerleşim “Hacı Ali’nin Obası” olarak anılmaya başlanır ve yıllar içerisinde büyüyerek köy halini alır.

Köyün kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, doğu tarafta bulunan eski mezarlık alanında 1664 yılına ait bir mezar taşının bulunmuş olması, yerleşimin oldukça eskiye dayandığını göstermektedir. Bu bilgiler, 1964 yılında Yeni Aydın Gazetesi’nde yayımlanan ve köyün ileri gelenlerinden Mestan Gökalp ile yapılan söyleşiden aktarılmıştır.

Geçmişten günümüze söylenegelen dörtlük ise şöyledir:

Hacıaliobası’ndan geçen Balat yoludur,
Hacıaliobası’nda doğan şehit oğludur.
Hacı Ali kimdir diye sorarsan,
Asya’dan gelme Avşar soyudur.





---
DEŞTİMAN OKULU

Hacıaliobası’nın uzun yıllar boyunca bölge açısından önem taşımasının nedenlerinden biri de halk arasında “Deştiman Okulu” olarak bilinen kır bekçisi okulunun burada bulunmasıydı.

Bugünkü caminin bulunduğu alanda geçmişte bekçi okulu yer almaktaydı. Zamanla okul kapanmış ve yerine cami inşa edilmiştir. Bu bilgi, Çetin Gümüşoğlu’nun Karapınar’ın Aslanları adlı eserinde yer almaktadır.

---
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MUHTARLARIMIZ

Hacıaliobası’nda bilinen ilk muhtar Kansızoğlu Ayan’dır. Hicri 1319 / Miladi 1901 yılında görev yaptığı bilinmektedir.

Bugüne kadar görev yapan muhtarlar şunlardır:

  • Kansızoğlu Ayan
  • Havutçuoğlu Ahmet Çavuş
  • Ömeroğlu Ahmet
  • Molla Mustafa
  • Hafız Hüseyin
  • Mehmet İnce
  • Sait Serin
  • Sabri Savran
  • İbrahim Gül
  • Hamit Çavuş
  • Mehmet Deveci
  • İbrahim Ayhan
  • Durmuş Kartin
  • Alim Karadeveci
  • Mehmet Özbek
  • Ali Şimşek
  • Mestan Gökalp
  • Mehmet Ali Oruç
  • Mehmet Ordu
  • Ali Şimşek
  • Osman Güler
  • Necmettin Utangeç
  • Ali Kaykı
  • Hüseyin Kayır (2023 itibarıyla görevde)

Bu bilgiler, 1964 yılında Mestan Gökalp tarafından Yeni Aydın Gazetesi’ne aktarılmıştır.

---
OSMANLI ARŞİVLERİNDE HACIALİOBASI
ARŞİV: Osmanlı Döneminde 1844 -1845 yıllarında  Hacıaliobası Köyünde  kimler yaşıyordu?

HACIALİOBASI KARYESİ – TEMETTUAT DEFTERİ (1844-1845)

Osmanlı Arşiv belgelerine dayanan bu liste, 1844-1845 yıllarında Hacıaliobası Karyesi’ne ait Temettuat Defteri kayıtlarından derlenmiştir.
Bu kayıtlara göre Hacıaliobası, söz konusu dönemde 84 hane ve yaklaşık 420 kişilik bir nüfusa sahiptir. Defterde yer alan bilgiler, köyde yaşayan hane sahiplerini ve mesleklerini göstererek dönemin ekonomik ve sosyal yapısı hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.




Hacıaliobası ile ilgili ulaşılabilen en eski resmi kayıtlar, 1845-1846 yıllarına ait Temettuat Defterleridir. Bu kayıtlar, İncirliova Belediyesi’nin hazırladığı 19. Yüzyıl Arşiv Belgelerinde İncirliova adlı çalışmada yer almaktadır.

1844 yılı kayıtlarına göre Hacıaliobası:
  • 84 haneden oluşmaktadır.
  • Tahmini nüfusu yaklaşık 420 kişidir.

Geçim kaynakları ise şöyledir:
  • 45 hane ziraat,
  • 18 hane ırgatlık,
  • 14 hane devecilik,
  • 2 hane sığırtmaçlık yapmaktadır.

Ayrıca köyde bir kasap bulunduğu kayıt altına alınmıştır.

O dönem köyde arpa, darı ve buğday üretimi ön plana çıkmaktadır. Büyükbaş hayvancılık önemli bir geçim kaynağıdır. Özellikle taşımacılıkta kullanılan yük develerinin sayısının fazla olması dikkat çekmektedir. 1844 yılında köyde 87 adet yük devesi ve toplam 710 adet hayvan bulunduğu belirtilmektedir.
Dolayısıyla Hacıaliobası’nın bilinen en eski nüfus bilgisi 1844 yılına dayanmaktadır.




---
KUVAYI MİLLİYE’NİN “UZUN BOMBACISI” SAİT HOCA


Milli Mücadele yıllarında Hacıaliobası çevresinde “Çamurlu” isimli başka bir köyün daha bulunduğu bilinmektedir. Cumhuriyet sonrasında bu iki yerleşim birleşmiş ve Çamurlu adı yalnızca bir sokak adı olarak yaşamaya devam etmiştir.

Yunan işgali sırasında bölge büyük acılar, yangınlar ve yıkımlar yaşamış; ancak halk direniş göstermiştir. Hacıaliobası’nın kurtuluş günü, Türk Kurtuluş Savaşı döneminde Aydın ile birlikte 7 Eylül 1922 olmuştur.

Bu dönemin önemli isimlerinden biri de “Uzun Bombacı” lakabıyla tanınan Sait Hoca’dır.

1302 Kosova doğumlu olan Sait Hoca, işgal öncesinde Hacıaliobası’na yerleşmiş ve burada Kezban Hanım ile evlenmiştir. Bir süre köyde imamlık yaptığı bilinmektedir.

Gündüzleri imamlık ve öğretmenlik yapan Sait Hoca, geceleri ise Kuvayı Milliye faaliyetlerine katılmış, birçok baskında aktif görev almıştır. Milli Mücadele’ye büyük katkılar sağlayan Sait Hoca, 1974 yılında Hacıaliobası’nda vefat etmiştir.

Kendisini saygı ve minnetle anıyoruz.


---
KÖY MERASININ GELİŞİMİ

1964 yılında gazeteci Adnan Erbaş’ın yaptığı röportajda Mestan Gökalp, köy merasının gelişim sürecini şu şekilde anlatmaktadır:
1955 yılı öncesinde mera alanının büyük bölümü çalılık, böğürtlen ve halk arasında “kova” denilen bitkilerle kaplıydı. Bu nedenle hayvancılık için yeterince verimli değildi.

1955 sonrasında Aydın Teknik Ziraat Müdürlüğü ile köy halkının ortak çalışmaları sonucu mera ıslahı başlatılmıştır. Tarım Bakanlığı tarafından 18 bin metre dikenli tel tahsis edilmiş, ardından köylüler bir komisyon kurarak çalışmaları hızlandırmıştır.

İstanbul Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’nden gelen akademisyenler bölgede incelemelerde bulunmuş ve mera tohumlamasının başarılı sonuç verdiğini belirtmişlerdir.

Bu çalışmalar sonucunda:
  • Hayvan verimi artmış,
  • Süt üretimi çoğalmış,
  • Köyden Aydın’a düzenli süt sevkiyatı yapılmaya başlanmıştır.



---
PAMUKÇULUĞUN BAŞLAMASI

1948 yılına kadar köyde ağırlıklı olarak:
  • Buğday,
  • Bakla,
  • Yulaf,
  • Mısır,
  • Akdarı üretimi yapılmaktaydı.


1948 sonrasında pamukçuluk hızla gelişmiş ve sulu tarıma geçilmiştir. Sulama, Büyük Menderes Nehri’nin taşması sonucu oluşan “Azmak” gölünden sağlanmıştır. Zamanla yer altı suları için artezyen kuyuları açılmıştır.
Pamuk üretimi, köy ekonomisinde önemli bir dönüm noktası olmuştur.

---
HACIALİOBASI’NDA KURULAN İLK DERNEK
Hacıali Obası Köyü'nün sivil toplum aracılığıyla modernleşme çabalarının merkezi olan bu dernek, dönemin kırsal kalkınma modellerine tipik bir örnektir.

Kurucu Kadro ve Yönetim

Derneğin kuruluşu ve projelerin yürütülmesinde dönemin yerel elitleri ve teknik kadrosu bir arada çalışmıştır:

  • Alim Karadeveci: Kurucu ve dönemin muhtarı. Köyün planlı yerleşimi ve ağaçlandırılmasında öncü rol oynamıştır.

  • Merhum Hacı Ömer: Derneğin kuruluş aşamasında emeği geçen isimlerden biri.

  • ​Durmuş Kartin: Kurucu kadroda yer alan isimlerden.

  • Mestan Gökalp: Hem kurucu hem de köyün tarihsel hafızasını temsil eden figür.

  • Yakup Çakmak: Okul müdürü olması hasebiyle projelerin (özellikle okul ve eğitim odaklı olanların) teknik ve idari planlamasında liderlik etmiştir.

  • Mehmet Deveci: Derneğin veznedarlığını üstlenmiş ve tüm varlığını bu işe vakfettiği metinde özellikle vurgulanmıştır.
Üye Yapısı ve Finansal Gücü

Kayıtlı Üye Sayısı: Derneğin aktif 180 üyesi bulunmaktadır. Bu sayı, 872 nüfuslu (yaklaşık 200 hane) bir köy için neredeyse her haneden bir temsilcinin derneğe ortak olduğunu göstermektedir.

Finansal Model: Dernek sadece bağışlarla değil, devlet destekli projelerle de entegre çalışmıştır. Örneğin, cami inşaatında 44.000 liralık doğrudan sarfiyatın yanı sıra köylünün ayni yardımı (iş gücü ve malzeme) ile 200.000 liralık bir katma değer yaratılmıştır.

Derneğin Teknik ve Sosyal Müdahaleleri

Dernek, sadece inşaat değil, "yaşam kalitesini artırma" odaklı şu spesifik işleri tamamlamıştır:

Elektrifikasyon: 6 beygir takatinde, 3,5 kilowattlık jeneratör satın alınarak cami ve çevresinin ışıklandırılması sağlanmıştır.

Sıhhi Altyapı: Köyün kuzeyindeki bir kuyudan su temini için emme basma tulumba sistemi kurulmuş, 1963 yılında ise okulun üzerine büyük bir içme suyu deposu inşa edilmiştir.

Çevre ve Koruma: Mezarlık alanının ihata duvarı dernek tarafından örülmüş, köyün ağaçlandırılması için fidan dikim projeleri finanse edilmiştir.

Spor ve Gençlik Teşkilatlanması: Yeşil Ova Kulübü

Dernekle eşgüdümlü hareket eden spor yapılanması hakkında şu detaylar mevcuttur:

  • ​Kurumsal Kimlik: "Yeşil Ova" ismiyle resmi kuruluşunu tamamlamış bir spor kulübüdür.
  • Branşlar: Özellikle voleybol branşında uzmanlaşmış bir takıma sahiptir.
  • Kadro Yapısı: Kulübün 11-12 aktif oyuncusu bulunmaktadır. Bu oyuncuların tamamı köyün kendi gençlerinden oluşmakta, tarım ve iş mevsimi dışında kalan zamanlarda antrenman ve müsabaka yapmaktadırlar.

Sosyal Motivasyon: Kulübün temel amacı gençleri boş zamanlarında kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve çevre köylerle (Erbeyli, Sınırteke vb.) sosyal etkileşimi artırmaktır.

Bu veriler, 1960'lı yıllarda Türkiye'deki "Köy Kalkınma Dernekleri" kanununun yereldeki başarılı ve disiplinli bir uygulamasını teşkil etmektedir.


---
4K KIRSAL KALKINMA PROJESİ

Tarım Bakanlığı tarafından yürütülen “4K Projesi” (Kafa, Kol, Kalp ve Kuvvet), Hacıaliobası’nda örnek uygulamalardan biri olmuştur.

Projede:
  • Tavukçulukta Yakup Çakmak, Salih Karadeveci, Mustafa Bayrak ve Salim Tamer,
  • Sebzecilikte Halil İbrahim Tufan,
  • Arıcılıkta Orhan Solak öncülük etmiştir.

Ayrıca sağlık ve hijyen amacıyla köydeki birçok evin tuvaleti modernleştirilmiştir.
1960’lı yıllarda düzenlenen “Mera Günü” etkinlikleri ise halk arasında “Ayran Bayramı” olarak bilinmekteydi.



---
YEŞİLOVA SPOR KULÜBÜ

Köy gençleri tarafından “Yeşilova” adıyla kurulan spor kulübü uzun yıllar boyunca futbol ve voleybol branşlarında faaliyet göstermiştir.

Takım:
  • Köyler arası turnuvalara,
  • Amatör lig organizasyonlarına katılmış,
  • Çok sayıda kupa kazanmıştır.

Özellikle voleybol takımı döneminin en başarılı ekiplerinden biri olarak hafızalarda yer edinmiştir.
Bugün resmi kulüp faaliyet göstermese de köyde voleybol geleneği devam etmektedir.





---
HACIALİOBASI İLKOKULU

Hacıaliobası İlkokulu 1944 yılında geçici bir binada eğitim vermeye başlamıştır.
1952 yılında köy halkının desteğiyle yeni okul binası yapılmış, sonraki yıllarda çeşitli eklemelerle geliştirilmiştir. 1992 yılında ise devlet-vatandaş iş birliğiyle bugünkü okul binası hizmete açılmıştır.

1964 yılında okul müdürü olan Yakup Çakmak’ın aktardığı bilgilere göre okulda:
  • Öğrencilere sıcak süt dağıtılmış,
  • Uygulama bahçelerinde sebze-meyve yetiştirilmiş,
  • Arıcılık faaliyetleri yapılmış,
  • Sosyal kulüpler aktif şekilde çalışmıştır.

Bu yönüyle Hacıaliobası İlkokulu döneminin örnek köy okullarından biri olmuştur. Günümüzde ise 
Okul Müdürü, 4 sınıf öğretmeni,1 okul öncesi öğretmeni ve 1 İngilizce öğretmeni  görev yapmaktadır.  






Hacıaliobası’nda milli bayramlar geçmişten günümüze büyük bir coşku ve birlik beraberlik içerisinde kutlanmaktadır. 





BEDRİYE NİNEMİZİN 11 YAŞINDA OKUDUĞU ŞİİR

Köyümüzün çınarlarından merhume Bedriye Ninemiz, 11 yaşında kürsüde okuduğu 23 Nisan şiirini yıllar sonra bile aynı heyecanla ezbere okurdu.

O nesil, milli bayramları sadece kutlamaz; hisseder ve yaşatırdı.

“Kurtulan bu vatana, bu yurda bilgi katmayan gence de gençlik ar olsun.”

Mekânı cennet olsun.

23 NİSAN

Küçük yaştan
Ekmeğini söker taştan
Kurtulmuştur yeni baştan
Anadolu, Anadolu

Her şeyi bilen
Vatanını seven
Ulusunu koruyan
Anadolu, Anadolu

İnönü’müz var olsun
Tanrım ona yar olsun
Kurtulan bu yurda, bilgi katmayan
Gence de gençlik ar olsun.

Kaynak: Durmuş Dursun



---
HACIALİOBASI’NIN YOLLARI VE AĞAÇLANDIRILMASI

1926-1927 yıllarında İncirliova’dan Koçarlı’ya uzanan yol oldukça ilkel durumdaydı ve köy içinden geçmekteydi.

Daha sonraki yıllarda bugünkü asfalt yolun yapımına başlanmış, yol çalışmalarına askerler de destek vermiştir.

1954 yılında muhtar olan Alim Karadeveci tarafından köy ana caddesine çam ağaçları dikilmiş, 1960 yılında ise İncirliova-Hacıaliobası yolu boyunca 270 adet Kanada kavağı ekilmiştir.

2019 yılında yol, Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından sıcak asfalt ile yenilenmiştir.







---
GELENEKLERİMİZ

Asker Uğurlamaları
Hacıaliobası’nda asker uğurlamaları büyük anlam taşırdı.

Askere gidecek gençler boyunlarına kırmızı yemeni takar, köy halkından helallik isterdi. Komşular ise mendil, çorap, havlu ve asker harçlığı gibi hediyeler verirdi.

Akşamları köyde toplu yemekler düzenlenir, asker adayları sırayla evlerde ağırlanırdı.



---
Bayrak Dikme Geleneği

Düğün başlamadan yaklaşık 15 gün önce oğlan evine bayrak dikilirdi. Böylece düğünün başladığı ilan edilmiş olurdu.
Bayrağın tepesine genellikle portakal takılır, köylüler tüfeklerle bu portakalı vurmak için yarışırlardı. Portakalı vuran kişiye çeşitli hediyeler verilirdi.



---
Keşkek Geleneği

Düğünlerin en önemli yemeklerinden biri keşkeştir.
Bir gece önceden ıslatılan buğday ve et büyük kazanlarda kaynatılır, ardından imece usulüyle tokmaklarla dövülürdü. İyi dövülen keşkeğe halk arasında “sakız gibi keşkek” denirdi.






---
YÖRESEL AĞIZDAN KELİMELER

Hacıaliobası’nda kullanılan bazı yöresel ifadeler:

  • Hindi: Şimdi
  • Domat: Domates
  • Fasille: Fasulye
  • İrim: Dar sokak
  • Ünlemek: Seslenmek
  • Dinelmek: Ayakta beklemek
  • Kelbaş: Karnabahar
  • Dalgan: Isırgan otu
  • Berenarı: Gelişigüzel, üstünkörü
  • Garazorunlan: Güçlükle, zor şartlarda

Bu kelimeler, köyün kültürel hafızasının önemli parçalarındandır.

---
DÜĞÜN YEMEKLERİMİZ

Düğün yemeklerimiz Kızartma, Pilav, Et yemeği, Sıkma, Helva

Keşkek
Sıkma (Yuvarlama)
Et Yemeği
Düğün Çorbası
Yaprak Sarması
Pilav
Kızartma
Kıstırma yemeği
Kuru Fasulye
Salata
Zerde
İrmik Helvası


---
KINA YAKMA GELENEĞİ

Çitme kına

Kına gecesinde gelin adayına kınayı mutlu bir evliliği olan bir kadın tarafından yakılması adettendir. Böylece kınayı yakan kişinin mutluluğu ve şansının gelin adayına geçtiğine inanılır. Bu gelenek halen günümüzde de devam etmektedir.


---
ÇEYİZ

Çeyizler eskiden develer ile taşınırdı. Ganimoğulları, Arap Osmanlar, Deveci Mehmetler ve İnce oğlanların develeri pek meşhur olup, düğünlerde gelin çeyizleri develere yüklenerek götürülürdü. 

Çeyiz götürülecek develer itina ile hazırlanır, yeni havutlar vurulur, üzerine ipek örtüler serilirdi. Düğün sahibi tarafından da en öndeki deveye elbiselik kumaş, diğerlerine ise yazma ya da üslük bağlamak, deveyi çekene ise bahşiş vermek adettendi. Günümüzde develer ile olmasa da çeyiz ve sini götürme adeti devam etmektedir.
---
PALAMUT ÜSTLÜK / KARA ÜSTLÜK / İPEKLİ ÜSTLÜK

Yerel dilde kara üstlük olarak söylenen İpekli Üstlük, Hacıaliobası kadınlarının özellikle pazara ve gezmeye giderlerken giydikleri yöresel üstlüktür.

Hicrigül ÇANKAYA



---
BALLIKAYA VE “ZAMAN” HİKÂYESİ

İncirliova çevresinde bulunan Ballıkaya, geçmişte tarlada çalışan köylüler için adeta doğal bir saat görevi görürdü.
Pamuk toplayan veya çapa yapan köylüler, Ballıkaya’nın gölgesine bakarak öğle ve akşam paydosunu belirlerdi.
O dönemden kalan meşhur söz ise şöyledir:
 “Ballıkaya gölgelendi, mal sahibi öfkelendi.”


Bazen bunun devamı da söylenirdi:
 “Öfkelenme mal sahibi, bizim zamanımız geldi.”



---
Bir avuç emek, bir ömür sabır…
​Darı kalburlamak, sadece taşını toprağını ayıklamak değildir; o, her bir taneye gösterilen hürmettir. 
Köylümüz Şadiye Madan.






---
SONUÇ

Hacıaliobası; yalnızca bir yerleşim yeri değil, köklü geçmişi, mücadele ruhu, dayanışma kültürü ve gelenekleriyle yaşayan bir hafızadır.
Tarımdan eğitime, Kuvayı Milliye’den spor kültürüne, düğün geleneklerinden yöresel ağıza kadar pek çok değer; kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Bu çalışma, geçmişin izlerini kayıt altına alarak geleceğe küçük de olsa bir belge bırakabilmek amacıyla hazırlanmıştır. Çünkü bir köyü yaşatan yalnızca evleri değil; hatıraları, insanları ve anlatılan hikâyeleridir. 🌿

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder